SAYIN CUMHURBAŞKANI’MIZ SÜLEYMAN DEMİREL’İN,
“5. DÜNYA SU FORUMU”
-TÜRKİYE VE CİVARI BÖLGESEL GÜNÜ-
AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2009 Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi
İSTANBUL
Değerli Misafirler,
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Dünya Su Forumu’nun, 5.’sinin İstanbul’da toplanmış olmasını, büyük bir memnuniyetle karşılıyorum. Dünya Su Konseyi tarafından tertiplenen bu toplantılar, bütün insanlığı çok yakından ilgilendiren bir küresel sorunla ilgili olarak, dünya milletlerine, ortak kaderlerini tartışma, bu hususta işbirliği yapma, imkânını veriyor.
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇENEKLERİ VAR MI ? 08 EKİM 2007 By Volkan ÖZDEMİR
Son zamanlarda Türk toplumunun Turkiye`nin uluslararası ilişkilerine verdiği önem giderek artarken, bu durum ülkedeki politik tartışmaların genel karakterine de yansımaktadır.Öyle ki iktisadi alandaki enflasyon, işsizlik gibi içsel sorunlar, yapılan ‘stand - by’ anlaşmalarının doğal sonucu olarak doğrudan Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilendirilmekte; dahası kendilerini sağda ya da solda nitelendiren siyasal akımlar fikir ayrılıklarını Kıbrıs, Irak, AB gibi Türkiye’nin dış politika sorunları üzerinden sergilemektedirler.
ANA MUHALEFET : ÜÇ HİLÂL Mİ, ALTI OK MU ? 09 AĞUSTOS 2007 Dr. Sait BAŞER
Temmuz 2007 seçimlerinden sonra ortaya çıkan tabloda TBMM çalışmalarında CHP'nin anlamsız bir partiye dönüştüğünü görüyoruz. Buradaki anlamsız kelimesi "kendisine ihtiyaç bulunmama" yerine kullanılmıştır. Tabii eğer MHP doğru bir siyâset stratejisi izleyebilirse.
YÜKSELEN DOĞU’NUN TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK DEĞERİ HAKKINDA 06 AĞUSTOS 2007 Dr. Sait BAŞER
Sayın Org. Başbuğ ve Büyükanıt'ın Çin ve Rusya ile Türkiye'nin stratejik çıkarlarındaki ortaklığa işaretleri, vaktiyle MGK eski genel sekreteri Sn. Em. Org. Tuncer Kılıç'ın dikkat çektiği, Türkiye'nin Doğu dünyasıyla işbirliği yapması gerektiği değerlendirmesini artık çok ciddi bir şekilde ele almamız gerektiğini haber vermektedir. İlginçtir,1920'lerde Türkiye Batı'ya karşı verdiği İstiklal Harbi'nde Rusya ile işbirliği yapmıştı. Gün geçti, devran değişti.
ORTA DOĞU SORUNU VE TÜRKİYE 03 NİSAN 2007 Umut ARIK Emekli Büyükelçi
Akdeniz’de başlayan ve Asya’nın derinliklerine kadar uzanan bir coğrafyayı temsil ettiği artık tüm dünya tarafından kabul edilmiş bulunan Orta Doğu kavramı, bu boyutlarına, bir çoklarınca sanıldığı gibi ABD’nin son olarak “Genişletilmiş Orta Doğu Projesi” şeklinde tanımlanmış olan yaklaşımıyla kavuşmuş değildir.
Büyük İskender’den başlayan, Roma İmparatorluğu, Bizans ve Haçlı Seferleriyle devam eden, hatta Beni İsrail’den bir grubun Buhara’ya yerleşmesiyle dahi ilgili olan bir yaklaşımdır bunu sağlayan ve Batı’nın, dini, ekonomik ve stratejik nedenlerle Doğu’sunu kontrol etmek ve emniyet altına almak çabasını yansıtır.